Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

MANSUR YAVAŞ’I PARLATANLAR KAZMA ELİNDE ‘BARIŞIN’ KUYUSUNU KAZARLAR, BENDEN SÖYLEMESİ

Gazete yazılarımı haftada iki gün kaleme alıyordum. Bunun nedeni politik gündemin yoğunluğuydu. Bu da edebiyat ve felsefe üzerine çalışmalarımı aksatmama yol açtı, dolaysıyla haftada bir gazete yazısı yazmayı planlamıştım. Yazımın konusu da; 90’lı yıllarda göçe zorlanan Botan Kürtlerinin Irak’ta ki mülteci kamplarıydı. Ama Mansur Yavaş’ın istifa haberi ve medyada yapılan güzellemeleri okuyunca bunun üzerine yazmak zorunlu hale geldi. Botan Kürtleri üzerine yazım önümüzdeki haftaya kaldı. Pazartesi gününü bekleyin…

Gelelim bizim Ankaralı Mansur’a…

Bizim siyasette makbul olan çok konuşmaktır. Boş olsa da konuşmaktır. Eskiden beri prim yapar.

Mansur Yavaş, az konuşarak popüler olan ilk politikacı olarak değerlendirilebilir. Ortalık yıkılsa bizim Mansur’dan bir ses çıkmaz, çıkmadı da. Belediye Başkanlığında ‘tarafsız’ davranarak halkın belirli düzeyde onayını da almadı değil. İstifasının ardından bağımsız kalacağını ilan etmesinin ardından, milliyetçi, muhafazakâr devlet terbiyesi ile yetişmiş bir siyasetçi olarak parlatılmaya başlandı. Ne de olsa edep bugünlerde aranan ve parlayan bir nitelik.

Peki, Mansur Yavaş’ın istifa gerekçesi ne?

Butlancı CHP Sözcüsü Müslim Sarı, ‘Hiç kimse CHP’den üstün değildir. Parti aidiyetiyle ilgili faaliyetler ve etkinlikler olduğunda, bütün belediye başkanlarımız buna katılmasını ve uymasını bekleriz.’ açıklamasından alınan Mansur Yavaş hemencecik istifasını açıkladı ve peşinden Ankara’da 8 İlçe Belediyesi de istifa ettiğini açıkladı. Mansur Yavaş, etliye sütlüye dokunmayan bir siyasetçi profilini sürdüremeyecek duruma geldiği için istifasını açıkladı. Müslim Sarı, bu işin bahanesi.

Çünkü butlan kararı aldığında Güven Park’a gidip CHP’nin kurumsal kimliğine sahip görünerek Özgür Özel’in yanında görünmesi, birkaç kelam etmesini Mansur Yavaş’ın kitle dinamiklerini gözetmesi olarak yorumlamak her ne kadar doğru olsa da daha derin kaygılar barındırdığını söylemek mümkün.

Bunun için 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine gitmek gerekir. 6’lı masayı dağıtarak Erdoğan’ın yolunu açan Meral Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanlığı yardımcılığı için aday göstermişti. Mansur Yavaş, Kürt ve ‘barış’ karşıtı Meral Akşener’in bir numaralı adamıydı. O günlerde Ümit Özdağ’da da İçişleri Bakanı olacaktı. Böyle bir Türkiye panoramasını düşünmek bile beni ürkütüyor.

Dün, karanlık dehlizleri olan Meral Akşener’in adamıydı bugün de Meral Akşener’in adamı Mansur Yavaş, değişen bir şey yok yani.

Mansur Yavaş, CHP’nin kurumsal bağını sürdürse de hiçbir zaman CHP’li olmadı. Butlancı da olsa bugünün CHP’si ile de ortak bir yanı yoktu. Butlancı CHP, ‘barış sürecinin’ yanında yer alıyor. Bu çok açık. Mansur Yavaş’ı rahatsız eden gerçekte buydu. Öcalan’a, ‘barış sürecine’ karşı çıktığını çekinmeden defalarca açıklayan sağcı bir siyasetçi. Bu nedenle hep ortada durdu ve ulusalcı, milliyetçi, seküler kesimin ‘adaylığını’ düşünerek siyasette var olmaya çalıştı. Bana kalırsa Mansur Yavaş’ın müktesebatı belediye başkanlığına uygun, cumhurbaşkanlığı içinse yeterli değil. Ayrıca siyasi görüşleri de buna müsait değil. Türkiye’yi yıllardır savaşın içine sokan mankafalı ırkçılardan farkı yok.

Ekrem İmamoğlu’nun gelecek seçimlerde aday gösterilmesi neredeyse imkânsız hale gelmesi, Mansur Yavaş’ın muhalefetin ortak adayı olarak öne çıkarılmasına yol açacak gibi. Ortak aday olması mümkün, ama bu ne işe yarar?

Haydi, beklenen oldu. Mansur Yavaş, muhalefetin ortak adayı oldu, diyelim. Seçimlere böyle girildi ve Mansur Yavaş cumhurbaşkanı seçildi. Bir seçim ittifakıyla seçildiği için, iktidarda İYİ Parti, Anahtar Parti, Yeni Parti ve Zafer Parti’nin belirleyici olduğu bir iktidar blokuyla karşı karşıya kalınacak. Böyle bir iktidar blokundan Türkiye’ye ne hayrı olur. ‘Barış sürecinin’ yanında olduğunu açıklayan ve partiye daha henüz hâkim olamayan Özgür Özel’in böyle bir iktidar bileşkesinde etkisi ne kadar oldur. Çok açık söyleyeyim ki, her şey berbat olur.

‘Barış süreci’ bozulur. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Zafer Parti, İYİ Parti ve Anahtar Parti’sinin devlet içindeki kliklerin birer uzantısı olmadığını kim inkâr edebilir. Hal böyle olunca Türkiye’nin en önemli meselesi olan ‘Kürt sorunu’, yine savaş naralarıyla, milliyetçi hamasetlerle sonu gelmez çatışma ortamına döner.

Erdoğan kaybetsin de ne olursa olsun mantığı politik bir açmazlık ve aymazlıktır.

Oysa muhalefetin Mansur Yavaş gibi ırkçı ve savaş yanlısı bir cumhurbaşkanı adayına ihtiyacı yok. Yeni Parti ve CHP, ‘barış’ yanlısı bir aday çıkarmak zorunda. DEM Parti ile ortak aday için bir ittifak içine girebilir. Olması gereken de bu. Böyle bir aday ve ittifak Türkiye’nin, barışın ve demokrasinin önünü açar. Başka seçenekler istikrarsızlığa, savaşa, çatışmaya, ölümlere, yoksulluğa yol açar. Mansur Yavaş, size değil Ümit Özdağ’a, Müsavat Dervişoğlu’na, Yavuz Ağıralioğlu’na, Meral Akşener gibi ırkçılara, savaş yanlılarına yakışır. Türkiye’nin bataklığa değil yeşeren toprakları olan düz bir ovaya ihtiyacı var.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE