Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

SİYASETİMİZİN KÖRPE BÜLBÜLÜ ARTIK ŞAKIMAYA BAŞLASIN DA SESİNİ DUYALIM, NE DERSİNİZ…

Yeni Parti ve Özgür Özel, ya henüz ‘barış sürecine’ hazır değil, ya da uzak duruyor. Bu da sürecin toplumsallaştırılması açısından büyük sorun. Barış karşıtı diğer partiler ve kamuoyunun da henüz hazır olmadığı işin içine katılırsa süreç enfekte etmek isteyenlerin lehine gelişme ihtimali artırıyor.  Mevsimlik Kürt tarım işçilerine Düzce ve Zonguldak’ta kitlesel ırkçı saldırılar dikkat alındığında konunun önemini daha iyi anlaşılacaktır.  

Böyle bir ortamda meclis tatile gidiyor bahanesiyle Özgür Özel ve ekibi Ankara’yı terk edip Karadeniz programına çıktı. Trabzon, Rize ve ilçelerini gezdi. Siyaseti sokağa taşıyoruz sloganıyla yollarda. Ağustos ayında Kocaeli, İzmit ve Konya’da olacak. Mecliste ‘Çerçeve Yasa’ oylamasından sonra Yeni Parti’den süreçle ilgili kamuoyuna açıklama yapan Rize vekili Tahsin Ocaklı oldu.

Yeni kurulacak komisyonda Öcalan’a verilecek statü hakkında konuştu.

Öcalan’a meydan okur şekilde meclise davet etti. Vandal, nobran ve alaycı bir dille ‘Statü olacaksa parlamentonun içinde olmalıdır. Hadi buyursunlar, Öcalan’ı getirsinler parlamentoya ve Öcalan’a da parlamentoda statü versinler.’ ifadelerinde bulundu.

Tahsin Ocaklı, Özgür Özel’in Karadeniz turunda en yakınında bulunan bir isim ve açıklamasıyla Yeni Parti’nin genel eğilimini bir kez daha açık etmiş oldu.

Sanki mecliste Özgür Özel konuşmadı, mecliste ilk oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na Yeni Parti katılmamış ve meclis raporuna onay vermemiş gibi davranmasını esefle kınıyorum. Ben de bir Laz olarak kınıyorum. Kürt hareketinin verdiği mücadelenin bir kazanımı olarak İstanbul’da Laz Enstitüsü kuruldu. Lazca dergiler çıktı. Laz olduğunu ve meclis kürsüsünde Dünya Anadil Günü Lazca konuşma cesaretini yine Kürt halkının verdiği mücadeleye borçlu olduğunu çok çabuk unuttu.

Özgür Özel, seçmenlere gitmesin demiyoruz, gitsin ama Ankara’nın en önemli sorununu da taşısın. Halka ‘barış sürecinin’ önemini anlatsın, eksikleri vurgulasın, ama sürecin önünü açsın. Sürece karşı olan Yeni Parti vekilleri Özgür Özel’in daha çok başını ağrıtacağına benziyor.

Sanırım bir inat, henüz bunu çözemedim, Özgür Özel, ‘çerçeve yasa’ oylandığı günden beri ‘barış süreci’ konusunda hiç ama hiç konuşmuyor. Ağzını bıçak açmıyor. O zaman aklımıza şu geliyor, Özgür Özel iktidar mı istiyor, ‘barış sürecine’ mi karşı yoksa belediyecilik mi derdi. İktidar iddiası taşıyan bir parti, ‘barış süreci’ üzerine neden laf etmez. Türkiye’nin, meclisi, seçim kaygısını aşan düzeyde yeni bir eşiğe geçtiğinin farkında olmalı.

Özgür Özel, ziyaret ettiği her yerde yerel sorunları gündeme getirmekle kendini sınırlamış. Ankara’nın yüksek siyasetine pek yüz vermiyor. Oysa Ankara’da siyasetin en önemli sorunu olan ‘barış süreci’ ile ilgili komisyonlar kuruluyor. Meclis açıldığında komisyonlardan biri de ‘İzleme ve İrtibat Komisyonu işletilemeye başlayacak ve Özgür Özel’den vekil istenecek.

Tekrar soruyorum, muhalefet ‘barış süreci’ karşında net olmazsa süreç nasıl ilerleyecek, nasıl toplumsal meşruluğu sağlanacak. Bir yasa çıkarmak, halkın rızası alınması anlamına gelmez. Yasaların kalıcı hale gelmesi için toplumsal meşruluğu sağlanmalıdır. Dolaysıyla Yeni Parti bu sorumluğu mutlaka taşımalı, uzak durmamalıdır. Bugünü ve yarınlarımız ilgilendiren bir yasa, yasalarla karşı karşıyayız.

Türkiye’de, Kürt sorunu iktidar ve muhalefetiyle herkesin sorumluluğunda, bundan kaçınarak siyaset yapılamaz. Türkiye’nin seçimlerden daha önemli devasa sorunu Kürt sorunun demokratik ve özgürlükçü temelde çözülmesidir. Her alanda, siyasette, mecliste, yargıda, eğitimde köklü bir değişiklik bizi bekliyor. Türkiye, köklü bir restorasyonun eşiğinde.

Siyasette ağırlığını hissettirecek her parti restorasyon sürecine kendini mutlaka hazırlamalı. Özgür Özel ve Yeni Parti’den beklentimiz bu. Anadolu turuna çıktıysanız, siyaseti sokağa taşıyorsanız Kürt sorunu ve çözüm sürecini de halka taşıyın, anlatın, eksikleri de söyleyin. Çekinmeyin bundan. Özgür Özel, hasbelkader iktidara geldiğinde kucağında bulacağı en önemli sorun bu olacak. Erdoğan’ı kör bir kurşunla devirmek yeterli olmadığını artık anlamalı. Sorun Erdoğan’ı devirmek değil Kürtlerin özgür olacağı demokratik bir Türkiye inşa etmek olmalı. Böyle bir niyetin karşında ne Erdoğan, ne’de bir başkası durmaz zaten.

O zaman siyasetimizin körpe bülbülü artık şakımaya başlasın da sesini duyalım, ne dersiniz…

 

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE