Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

YENİ PARTİ DEĞİŞİMİN PARÇASI MI OLACAK IRKÇI PARTİLERİN STEPNESİ Mİ?

CHP ile Yeni Parti arasındaki fark üzerine kafa patlatırken, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası' meclise geldi. Yüzyıllık Türkiye Cumhuriyetinin en temel ve can yakıcı sorunun çözümüne ilişkin ilk kez partiler tutum alacaklardı. Başkanlık Sistemi ve Erdoğan’ın ‘tek adam’ rejimine karşı meclisi önemseyenler için de bu bir fırsattı.

Ben Kemal Kılıçdaroğlu ile Yeni Parti’yi örgütleyen Özgür Özel’in tutumunu merak ediyordum. Çünkü bu liderlerin tutumu gerçek gündemi okuyup okuyamayacaklarını, temsil ettikleri partileri nereye sürükleyeceklerine ilişkin bir fikir edinecektim ve bende bir kanaat oluşacaktı. Biri butlancı, diğeri iktidara hazırlanan ana muhalefet partisi.

Oylama bitti.

Sonuçları görünce büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim.

Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP, yasayı doğru değerlendirdi ve yasaya olumlu yönde desteğini sundu. Bunu butlan kararına karşılık bir minnet borucu olarak da yorumlanabilir, bunun hiçbir önemi yok, ben tutuma bakarım. CHP’nin tutumu doğruydu, beklenilen bir duruş sergiledi.

Ya Özgür Özel…

Kemal Kılıçdaoroğlu’nu butlancı ilan edip, Erdoğan ile iş tutuğunu ve CHP’ye ihanet ettiği suçlamasını yapan Özgür Özel’in tutumu ne demeli.

Meclisteki konuşmasını dinledim.

Başlarda olumlu konuştu, ancak konuşmasının sonlarına doğru milletvekillerini oylamada ‘serbest’ bıraktığını söylediğinde, ‘Ah! Şimdi çuvalladı’, diye içimden geçirdim.

Korktuğum başıma gelmişti.

Yeni Parti değişimin parçası mı olacak, ırkçı Müsavat Dervişoğlu’nun İYİ Parti’sinin stepnesi mi, diye düşündüm. Yarın öbür gün Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel milletvekili seçimlerinde Erdoğan’ı düşüreceğiz hülyasıyla Irkçı partilerle ittifakı bugünden mi düşündünüz. Böyle bir ittifak Türkiye’yi demokrasiye değil savaşa ve yıkıma götürür. Kendi partisinde ortak bir tutum alamayanlar ırkçı partilerle iktidar ortalığını düşünmek bile istemem. Özgür Özel, parti olarak Kürt sorununu kafasında çözemediği ayan beyan ortada.

En başından beri ‘barış sürecine’ düşmanca politika belirleyen İYİ Parti mecliste firesiz ret oyu kullanırken ırkçı ve Kürt düşmanı Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi’nin, Yavuz Ağıralioğlu’nun Anahtar Parti’nin de sözcülüğünü yapıyordu. Özgür Özel’in meclis konuşması, Yeni Parti’yi ırkçı ve savaş yanlısı partilerin yanında düşürmüş oldu. Türkiye’nin değişim sürecine bakmadan, toplumsal dinamikleri önemsemeden yalnız iktidara odaklanarak tutum almak işte böyle bir siyaset körlüğü yaratır.

Yeni Parti, Özgür Özel önderliğinde kurumsal olarak süreci desteklese de 35 milletvekili kabul oyu verirken, 54 milletvekili ret oyu kullandı. İki milletvekili oylamaya katılmadı. Sonuç olarak 35 milletvekilinin evet oyuna karşın parti çoğunluğu 56 milletvekili ‘yasanın’ karşısında yer almış oldu.

Yani Özgür Özel, ya vekillere sözünü geçiremedi, ya da vekillerin ezici çoğunluğu sürece karşıydı. Kürt sorununa duyarlı değillerdi. Böylesine kritik oylamada çoğunluk savaş yanlısı tutum almış oldu. Erdoğan’ın yerine Özgür Özel süreci yönetseydi, eline gözüne çoktan bulaştırmıştı.

Özgür Özel kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, ben dedim ya pratiğe, sonuca bakarım. Yeni Parti kesinlikle çuvalladı ve bunda en büyük pay da kuşkusuz Özgür Özel’de. İnsan ilişkileri de söze değil pratiğe, davranışa, eyleme bakarak tanımlamayız mı?

Peki, Özgür Özel bu olumsuz durumu toparlayabilir mi, küçük bir ihtimal var.

Bunun için, önce kamuoyuna açıklama yapıp sürecin yanında olduğunu yeniden açıklamalı. Ayrıca ret oyu veren vekilleri Kızılca Hamam Kampına mı veya başka bir yere mi götürecek, biran önce götürüp Kürt sorununu ve çıkan yasa hakkında bilinçlendirmelidir. Bundan sonra ‘barış sürecinin’ her adımında katkı olarak destek vereceklerini açıklamalıdırlar. Erdoğan’ı eleştirin hem de acımasızca fakat sürece karşı çıkmayın ve ileriye çekmeye çalışın. Anayasa değişikliğinde ikinci sınav sizi bekliyor. Umarım buradan bari temiz bir şekilde çıkarsınız. Bundan sonra beklentim bu olacak sizden. Yani Kürtler nasıl devletle barışıyorsa, siz ulusalcılar, Kemalistler de demokrasi temelinde muhafazakârlarla barışın. Ama bunu ‘barış sürecinin’ karşısında durarak olmaz. İmkânsız. Artık kavrayın bunu. Eğer kavramamakta ısrar ederseniz ya aptalsınız, ya da ırkçısınız, derim.

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakıştırdığı gibi DEM Parti’yi Erdoğan ile iş tutuyor algısı varsa kırmalı ve oradan çıkmalı. Böyle aptalca düşünceler varsa şimdiden Yeni Parti’ye geçmiş olsun, derim.

Milletvekillerini ‘serbest’ bıraktım demokrasi demagojisiyle toplumsal öfkeyi ‘barışa’ karşı aynı muğlaklıkla, ikilikle örgütlemenin yolu faşizmin kapısını aralar. Anketlerde birinci çıksanız ne yazar, Türkiye’deki dönüşümü göremedikten sonra. Tabi ki kafanızda önfaşizm ile mücadele ediyoruz, Erdoğan iktidara gelirse faşizme teslim oluruz fikriyatı varsa olumlu hiçbir şeyi göremez, algılayamazsınız. Kendinizi ve milleti felakete sürüklersiniz. Şimdiden söylemesi benden. Erdoğan sıkıştığı için Kürtlerle barışıyor, siz de Kürtlerin yanında yer alarak bunu başarabilirsiniz.

DEM Parti, Erdoğan ile değil demokrasinin geleceğiyle iş tutuyor.

Kürtlerin kazanacağı her kazanım Türkiye demokrasisinin de kazancı olacaktır. Özgür Özel, bunu görmeli ve vekillerine anlatmalı. Hatta sokağa çıkıp seküler, milliyetçi, ulusalcı kamuoyuna da sabırla anlatmalı. Türkiye’de ‘barış sürecinin’ kamuya mal olmasını ne DEM Partisi’ne, ne ‘de Öcalan’a yıkılabilir, bunun bir ayağı da Özgür Özel ve Yeni Pati’dir. Aksi takdirde Erdoğan’ı devireceğimi diye yola çıkıp Müsavat Dervişoğlu ve Ümit Özdağ’ın askeri olursunuz.

Hangisini tercih edersin Özgür Özel Beyim…

Demokrasinin mi askeri yoksa Müsavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ ve Yavuz Ağıralioğlu’nun mu?

 

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE