Köşe Yazısı
Mehmet AKAY
HER ŞEYE MAYDONOZ OLAN MEHMET UÇUM DAYANAMADI ‘YENİ PARTİ’ İÇİN DE KONUŞTU
CHP’den ayrılan 91 Milletvekili Yeni Parti'yi kurdu. Parti kurulmasının ardından Atatürk’ün Meclis’i açmadan önce gittiği Ankara Hacı Bayram Veli Camii’nde cuma namazı kılındı, daha sonra Birinci Meclis’e yüründü. Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yıldönümünde YENİ Parti’yi kurdular. Seçilen sembolik değerler Yeni Parti’nin, CHP mirası üzerinden kurulduğunu bize gösteriyor.
Özgür Özel ve arkadaşları CHP’den ayrılması ‘red-i miras’ temelinde olmadı. CHP mirasını sahiplenerek partiyi kurduğunu ilan ettiler.
Umarım bundan sonra miras kavgasını duymayız.
Çünkü CHP mirası, butlancı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinde. Onlardan istenen ‘devletin ve statükonun’ yanında olmaktı. Dolaysıyla miras üzerinden üretilecek politik mücadele Yeni Parti’ye bir şey kazandırmaz.
O zaman her şeye maydanoz olan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un kendince ‘Yeni Parti’ üzerine söylediklerine kulak verelim: ‘Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık. Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu.’ açıklamasıyla haklı çıkabilir mi?
CHP ve ‘Yeni Parti’ ideolojik açıdan organik birlikteliği çok açık. Ancak siyaset yani politika pratikte alınan tutumlarla belirleyici olur. Öncelikle yargının ‘mutlak butlan’ kararı CHP Kemalist olduğu için muhatap olmadı. İktidara karşı ana muhalefet olduğundan, iktidara alternatif olduğundan yargının hedefi oldu. Öteden beri iktidar yargıyı bir sopa olarak kullanıyordu. İstanbul belediyesi ve pek çok büyük şehir belediyeleri CHP’ye geçmesinin ardından buna tanık olduk.
Meselenin bam teli burası.
Burada ideoloji yok. Politik tutum var. Dolaysıyla Mehmet Uçum, baştan teşbihte hata yapmış oldu.
Gezi olaylarından buyana hukuksuzluğun, ayrımcılığın, adil paylaşımın sürekli istismar edildiğine tanıklık etmekteyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle; demokratik ortamın daraldığı, otoriter bir rejimle demokrasiden uzaklaştığı bir dönem yaşanmakta. Toplumun üzerinde her geçen gün daha da baskı daha da artmakta. Siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar ve yerel yöneticiler cezaevlerinde. Bu baskı bir yerden patlak verecekti. Yargı da buna vesile oldu. Bu nedenledir ki ‘Yeni Parti’ kurulur kurulmaz meclisin ana muhalefet partisi ve Türkiye’nin açık ara birinci partisi oldu. CHP’yi nerdeyse tabela partisine dönüştürdü.
Mehmet Uçum’un, açıklamasının diğer bölümünde ‘politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti’ vurgusunda haklılık payı küçükte dolsa var. Çünkü butlancı Kemal Kılıçdaroğlu’na boyun eğilseydi eski yöneticilerin bir kısmı parti konumlarını yitireceklerdi. Bu anlamda Mehmet Uçum kısmen haklı diyebiliriz.
Ama bu haklılık ‘Yeni Parti’nin’ kuruluşunun toplumsal nedensellik bağlamında açıklamıyor. Sürecin arakasında uzun bir toplumsal muhalefet ve mücadele var. Mehmet Uçum, saraydan olup bitenlere bakınca tespitleri de sığ kalıyor.
‘Yeni Parti’, yalnız ‘mutlak butlana’ karşı değil iktidara karşı da bir hamleyle doğdu. Toplumsal muhalefeti göğüsleyerek parti neredeyse sokakta inşa edildi. Özgür Özel ve arkadaşları şehir şehir, kasaba kasaba gezerek bunu örgütlediler. Başardılar da.
Sanırım önümüzdeki yasama döneminde Türkiye’de siyaset çok daha şenlenecektir.
DEM Partisi, yeniden yapılanıyor. Barış süreci meyvelerini vermeye başlayacak. ‘Yeni Parti’ ve Kürt siyaseti yan yana durabilirse önümüzdeki bahar, başka bir bahar yaşayabiliriz. Yeter ki ‘Yeni Parti’ iktidara karşı muhalefet ederken ‘barış sürecinin’ yanında olsun.
Aksi takdirde Mehmet Uçum haklı çıkabilir. Ama çıkmayacak, bundan eminim. Siz de emin olu.