Köşe Yazısı
Mehmet AKAY
DEVLETE DE ‘KAÇAKÇILIK’ YAPTIRDINIZ YA HELAL OLSUN SİZE
Deveye sormuşlar, ‘Boynun neden eğri?’
O’da, ‘Nerem doğru ki’, demiş.’
Şimdi de ben soruyorum, bizi yönetenlere:
‘Yanlış adamlar, nereniz doğru ki, doğru adam olasınız.’
Âcizane durumumuz bu.
Türkiye’de dürüst, doğru, ilkeli, namuslu, şerefli, sorumluluk bilincine sadık politikacı ve yönetici bulmak gerçekten de zor.
Bunun nedeni ne din, ne’de ahlak. Dinin ve ahlakın bunda en ufak bir suçu yok. Toplumsal bilincin bireyler tarafından sindirilmemesinden kaynaklanır.
Sade de gelirsem…
2014 ve 2018 yılları arasında Türkiye, Irak Merkezi Hükümeti’nin izni olmadan Irak petrolünü Ceyhan Limanı’na taşıyıp buradan satışına aracılık etmişti. Bunun üzerine Irak konuyu Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne taşıdı ve 2023’te haklı bulunarak Türkiye’yi tam 1.471.000.000 dolar tazminata mahkûm etti.
Hükümet, cezayı iptal ettirmek için Fransa’da Paris İstinaf Mahkemesi’ne itiraz davası açmıştı. Ancak ortaya çıkan yeni mahkeme belgelerine göre bu iptal davası kaybedildi. Altmış sekiz milyar yedi yüz yirmi sekiz milyon yedi yüz doksan yedi bin beş yüz Türk Lirası ödenecekmiş.
Yani bizi yönetenler devlete uluslararası petrol kaçakçılığı yaptırmış ve bunun cezası devlete kesilmiş.
Bu ilk kez oluyor.
Dikkat ederseniz devlet aracılığıyla yolsuzluk değil devlete bizzat kaçakçılık yaptırılmış.
O yıllarda Başbakan birinci dönem Ahmet Davutoğlu, ikinci dönem Binali Yıldırım, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek. Anladım anlamasına, kendiniz yoldan çıkabilirsiniz, ama devletten ne istediniz kardeşim.
Bize kesilen bu cezayı kim ödeyecek.
Tabii ki halkın vergilerinin biriktiği yer olan Hazine! Sonunda halktan çıkacak.
Bu yasadışılığı yapanlar bir kısmı arlanmadan yeni parti kuruyor, diğerleri yeniden Cumhurbaşkanı aday olma iddiasında. Anlatmaya çaşıtlığım hikâye onca yolsuzluğun arasında bir kum tanesi. Bu defa devletin kendisine kaçakçılık yaptırılmış. Bu gayri meşruluk, kaçakçılık uluslararası yargıda ispatlandığı için yazımın konusu oldu.
Gerisini siz düşünün…
Ne haldeyiz…
İnanın bu yazıyı yazarken dışarı çıkıp avazım çıktığı kadar haykırmak istiyorum:
Haluk Levent’e benzediğinizi biliyoruz da devleti kendinize benzetmeseniz olmaz mıydı, sonunda devlete de kaçakçılık yaptırdınız ya! helâl olsun size, diye.