Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

O SİZİN NATO’nuz, SİZİN SİYONİST DOSTLARINIZ VE 357 MAGNUM REVOLVER SİLAH AŞKINIZ

Memleket meselelerine çok dönmek istedim. Özellikle CHP ve Özgür Özel ‘aşkı’ üzerine yazacaktım, ama NATO zirvesi üzerine sözüm henüz bitmedi. Dolaysıyla bugün size aktüel bir mesele üzerinden son kez düşüncelerimi anlatıp zirveyi kapatacağım.

Tabii ki konu Cumhurbaşkanının Siyonist İsrail’in dostu liderlere verdiği hediye olacak.

Zirveye katılan devlet başkanları ülkelerine dönerken Cumhurbaşkanımız ecnebi liderlere Gümüşhane’de imal edilen yerli birer 357 Magnum Rovelver tabanca hediye etmiş.

Yerli ‘Güneşay’ isimli altı patlar. Bir Laz olarak benim en sevdiğim silah. Ben daha çok kısa namlulusunu tercih ederim. Tutukluk yapmaz ve yakın mesafeden gözünü yumsan dâhi hedefi şaşırmaz.

Hediye bir iki istisna lider dışında kabul edilmemiş.

Çünkü o gâvur memleketine beline silah koyup devlet başkanı dahi olsanız ülkenize sokamazsınız.

Kesin yasalar vardır. Kimseye imtiyaz yoktur.

Ülkeye silah sokma prosedürünü statünüz ne olursa olsun delemezsiniz. Cumhurbaşkanımız kendine imtiyaz sağlayan bir değişiklikle böyle bir hediyeyi edivermiş.

Hediye verilen silahın veya tabancanın ne anlama geldiği üzerine birkaç kelam etmeden, önce cumhurbaşkanımızın muhafazakâr ve dini bütün bir kişi olması hasebiyle bir bükle söyleyeceğim var.

Dini bütün bir Cumhurbaşkanı ve politik hayatın her döneminde bu özelliğini sürekli önde tutan kişi olarak bilinir. Böyle bir kişinin silah yerine birer kuranı kerim ve tefsiri, namazlık ve tespih hediye etmesini beklerdim doğrusu.

Entelektüel bir Cumhurbaşkanımız olsa Ahmet Hamdi Tanpınar, Nazım Hikmet, Şerif Mardin gibi aydınlarımızın kitaplarını hediye olarak seçerdi. Gurme bir Cumhurbaşkanımız olsa, bir de Rizeli olduğundan bir tepsi hamsili mısır ekmeği veya ÇAYKUR’un elek altı çayı olurdu. Asker kökenli bir Cumhurbaşkanı olsaydı kesinlikle silah seçerdi.

Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan hem sivil siyasetten gelen, hem de mütedeyyin kesimin politik temsilcisi. İnanın şahsen hayal kırıklığı yaşadım.

Hediyeler kendisine hiç ama hiç yakışmadı.

Asker desek değil, mafya lideri desek o da değil. Böyle şeyler kimin aklından çıkıyor. Acaba Mehmet Uçum’dan mı veya asker bir başka bir danışmandan mı, bilemedim.

Cumhurbaşkanı bu defa silah hediyesiyle dünya gündemine oturmuş oldu. Neyse ki silah çoğu tarafından geri çevrildi. Kabul eden biri NATO askeri komutanı, diğeri de iki eski doğu bloku lideri.

İktidar güç zehirlenmesine neden olduğu söylenir, ben bu hediye olayında yalnız güç zehirlenmesi değil bir kültür zehirlenmesine tanık olduğumu düşünüyorum.

Altüstü bir NATO zirvesi be kardeşim, al-ver ilişkisi.

Müslüman kafasını NATO kafasıyla takas etmiyoruz ki…

Ortaya konulanlar belli, yapılacaklar da.

Cumhurbaşkanımız kendini öyle kaptırmış olacak ki, Müslüman memlekette Müslümanlığını bir kenara koyup NATO’nun varlık koşulu olan silahı hediye olarak uygun görmüş.

Müslüman kafadan NATO kafasına dönüşmek bu olsa gerek. İş tutarsın tutmasına da, kafa değiştirmeye ne gerek vardı.

Tabanca hediyesiyle nasıl bir mesaj verilmek istenir.

NATO’ya biz silahı ve savaşmayı seven bir millet olduğumuzu, bize verilecek her göreve hazır ve nazırız olduğumuzu göstermek mi maksadımız. Ukrayna lider Zelenski kuzeyde Rusya’ya karşı Avrupa’nın askeri olduğunu beş yıl önce ilan etmişti. Hala savaşıyor manyak herif, Avrupa ve Amerika’nın kurumsal gönüllü lejyoneri oldu. Biz de Avrupa’nın güney kanadının jandarması olmaya mı talibiz. Kabadayı olup, racon mu keseceğiz.

Dünya medeniyetimizdeki yerimiz bu mu olacak yahu!

Mesaj bu mu, anlamadım.

Onu bunu bilmem. Anlaşılan zirve toplantısında devlet, medya ve siyaset erbapları bir olup NATO’nun 50’lerden beri görev edinen ‘jandarmalığını’ sürdürecekleri belli oldu.

Cumhurbaşkanımız da pek hevesli.

Unutulan bir şey var.

NATO’ya sırtını dayayan siyasetçilerimiz ve Cumhurbaşkanımız, halk değil.

Halkımız Amerika başta olmak üzere emperyalizme ve Siyonizm’e düşman. Emperyalizme ve Siyonizm’e karşı neler yaptığını tek tek sıralamaya gerek yok.

O sizin NATO’nuz, sizin Siyonist dostlarınız, 357 Magnum Rovelver aşkınız.

Velhasıl NATO size kalsın, Siyonist dostlarınız da, Cumhurbaşkanımız da siz de kalsın. Ünlü şairimiz Ataol Behramoğlu, yıllar önce duygularıma tercüme olan bir şiirinden bir dörtlükle yazıyı bitireyim:

“…

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim

Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver

Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim

Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

…”

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE