Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

HER ŞEY KAZANACAK ADAY İÇİN! HERŞEY İKTİDAR İÇİN!

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Belediye Başkanlığı ve sonrası bütün seçim kampanyalarında öne çıkan ‘Her şey güzel olacak’ mottosuydu. Herkese dokunan bu slogan iktidarı açık hedeflemiyordu, daha çok iktidar sonrasını imliyordu. İktidardansa sorun çözmeye odaklı bir mesajı içeriyordu. Ekrem İmamoğlu ve CHP’nin başına gelenlerin ardından motto değişti, ‘HER ŞEY İKTİDAR İÇİN’ oldu. Artık miting alanlarında, salonlarda ‘İKTİDAR! İKTİDAR! İKTİDAR’ naralarını duyuyoruz.

Siyasette ideolojinin yerine popülizm ikame edilince nereye doğru sarkacağını tahmin etmek güç oluyor. İnsanların yaşadığı sorunlara, hayatlarının değişebileceğine olan güvenden yalnız iktidarı hedeflemek ve bunu ‘KAZANACAK ADAY’ üzerinden ‘HER ŞEY İKTİDAR İÇİN’e yürütmek popülizmin alt başı Makyavelizm’dir.  İktidar için her yolun mubah gören 16. Yüzyıl Fransız siyasetçi Niccolò Machiavelli’nin hayaletinin bir izdüşümüdür.

CHP, Özgür Özel ve muhalefetin geneline sirayet eden hastalık tastamam bu. Önümüzdeki yılın ortalarında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bugüne değin muhalefetin iktidara karşı elle tutulur bir muhalefet şehri düştüklerini anımsamıyorum. CHP, belediyeler üzerinden iktidarla karşı karşıya gelirken, sağ liberal partiler, bugünlerde YENİ YOL PARTİ çatısı altında toplanmalarından başka bir numaraları yok. Oysa çok ciddi bir süreçten geçiyoruz. 40 yıllık savaş bitti ve şimdi barışın gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz.

PEJMÜRDE BİR MUHALEFET ANCAK NATO’NUN ASKERİ OLUR

Muhalefetin bugünkü pejmürde hali bu kirli savaşın bir sonucu olduğunu hala kavramış değiller. Bu savaşla birlikte AKP üç veya dört partiye bölündü, keza MHP’de aynı. MHP’nin içinden dört parti çıktı. Şimdi de CHP ikiye bölünüyor. Bu siyasi bölünmüşlüğü yalnız iktidarın yürüttüğü 25 yıllık politikalarına bağlamak eksik bir okumadır. Kürt sorununu çözemediğinizden bölündünüz, devalüasyonları, enflasyonu, borç ve faiz sarmalını bundan yaşıyorsunuz. Türkiye’nin dış borcunun büyük bölümü askeri ihtiyaçlar ve yatırım finansmanı, yıllık bütçenin yüzde 60 askeri harcamalar ve yatırımlar.

Hal böyleyken hala NATO’nun güney kanadının jandarmalığı için elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz. Başkentte Avrupa’nın savaşa örgütünü gururla ağırlıyorsunuz. Memlekette adeta ‘olağanüstü hal’ ilan ettiniz. Devlet Bahçeli, sıkılmadan arlanmadan NATO’dan askeri hastane istiyor. Özgür Özel, NATO’ya sadık olduğunu beyan eden yazıyı Amerikan gazetesinde yayımlıyor. Daha dün NATO’ya kızıyordunuz. FETO darbesi NATO’nun işi diyordunuz. Muhalefeti ve iktidarıyla topunuz NATO’cusunuz! Yok, Mustafa Kemal’in askeriymişler, yok Fatihin askeriymişler. NATO’nun has askerisiniz!

MEMLEKETTE CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAYI EN ÇOK HAK EDEN

Birden kaybettim kendimi. Neyse konumuza dönelim. CHP’si, Özgür Özel’i, Ekrem İmamoğlu ve diğerleri ancak kendi Erdoğan’a ‘muhalifler’. Başka bir numaraları da yok.

Ekrem İmamoğlu için verdiğiniz mücadelenin yarısını 10 yıldır içerde olan Selahattin Demirtaş için verseydiniz ne İmamoğlu, ne’de başka biri cezaevinde olurdu. Memleket bu halde olmaz, siz de çoktan iktidar olurdunuz. Utanmadan sıkılmadan ‘barış karşıtı’ Mahsur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorsunuz. Bu memlekette cumhurbaşkanı adayı olmayı en çok Selahattin Demirtaş hak ediyor. Benim gönlümde yatan aslan o!

Aslında benim için öncelik cumhurbaşkanlığı seçimleri de değil. ‘Terörsüz Türkiye’ önemli. Barış yasalarının ardı ardına çıkması önemli. Bunlar sağlanırsa her şey ama aklınıza gelen her şey düzelmeye başlar. Demokrasimizden tutun, yargıya, ücretlere, özgürlüklere kadar onarım yaşayacağızdır.

‘BARIŞTAN’ KAÇAMAZSINIZ ARTIK SİZE RAHATLIK YOK

Son olarak şunu da anımsatarak bitireyim yazımı. Çok açık ki cumhurbaşkanlığı seçiminde ittifaklar pek çok adayı öne çıkaracaktır. Cumhurbaşkanı kim seçilir bilemem. Ama ‘barış karşıtı’ birinin seçilmesini istemem. Önümüzdeki seçimde meclis aritmetiği bugünkü gibi iktidarın arka bahçesi olmayacaktır. Güçlü bir meclis olacaktır. Yeni seçilecek olan cumhurbaşkanı bugün olduğu gibi rahat olmayacaktır. Meclis aritmetiği hemen hemen eşit oranda partiler temsil hakkı kazanacaktır.

Sözün kısası ‘barıştan’ kaçamazsınız artık size rahatlık yok.

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE