Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

DEVLETİN PARTİSİNİ DEVLET ‘KURTARDI’

CHP ve ‘mutlak butlan’ kararı üzerine çok düşündük, çok yazdık. Lafı dolamadan meselenin bam teline dokunalım. CHP, devlet kurmuş veya devletin kurduğu bir parti olduğunu bilmeyenimiz yok. Yargının boyunu aşan ‘mutlak butlan’ kararıyla CHP’nin bir ‘devlet operasyonuyla’ yine devletin çıkarına ‘kurtarıldığını’ düşünüyorum. Objektif açıdan bakıldığında çıkan sonuç budur.

Bunu ne Erdoğan, ne’de ‘devlet aklı’ yaptı.

Yapan devletin kendisi.

Bütün bunların CHP’nin başına gelmesi de devletle kurduğu ideolojik bağdan kaynaklı.

Devletin kurumlarında söz ve karar sahibi kadrolar hangi siyasal aidiyetlere mensup olurlarsa olsunlar, son kertede ‘devlet’ adına düşünürler ve kararlarını verirler. Yasaları da buna yönelik eğip bükerek görevlerini icra ederler. Anayasaya aykırı olsa dahi. Onlar için sistemin işleyişi önceliklidir. Devlete zeval gelmesini istemezler. Bütün bürokrasi halkın çıkarını değil devletin çıkarını düşünürler. Bu Türkiye Cumhuriyetinin bütün eğitim politikalarına içsel bir durumdur. Bürokrat ve politikacılar ne yazık ki bu dogmatik ideolojiyle eğitilirler. Ortada herkesin mutabakata vardığı, birlikte inşa edilen bir zihniyet. Devlet zihniyeti, aklı da odur.

Bizim gibi yıllardır yargının bağımsızlığını yalnızca iktidarla kurulan ilişkide arayanlar fena şekilde yanılmışlardır, yanılmayı da sürdürecekleridir. Siyasi iktidar devlet kurumlarına ‘atama’ veya başka yollarla kadro sağlayabilirler, ama bu onların istediği kararları alacakları anlamına gelmez.

Eğer devletin bir ideolojisi varsa, hele bizim gibi beş vakit ‘kurucu değerlerden’ söz edilirse siyasetin ihtiyacı olan kararlar değil ‘devletin’ ihtiyaç duyduğu kararlar alınır. Yargının bağımsızlığı ancak ve ancak ‘devletin’ bir ideolojisi olmadığında sağlanır. Bu hemen anayasanın, hem de eğitim sistemdeki çarpıklıkların düzeltilmesiyle giderilir.

Bu nedenle ‘devletin dini, ideolojisi, ırkı’ olmaz, diyoruz. Yasa ve hukuk da ideolojisiz, ideolojik referanslara atıfta bulunmamalı. Oysa anayasamızın ilk dört maddesi bir ideoloji hatta dogmatik bir ideolojik kalıplar bütünü olduğunu söylemek isterim. Eğitimden örnek vermek istemiyorum. Çünkü baştan aşağı kakofoni.

‘Mutlak butlan’ kararı, az önce söz ettiğim gibi bir ‘devlet bürokrasisinin’ refleksi olarak yaşandı. Yargı anayasayı çiğneyerek bunu yaptı. Buna cesaret etmelerinin nedenini az önce anlatmaya çalıştım. Devlete zeval gelmesin mantığı.

Çünkü ‘devlet’ CHP’nin, İmamoğlu ve Özgür Özel tarafından kimliğinden azade olduğunu çoktan fark etmişti. ‘Mutlak butlan’ da köşede saklı bir sopadan ibaretti. Sonunda da bu sopa kullanıldı.

Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, bu iki genç lider CHP’yi sola çekemedi, o Ecevit’in maharetiydi ve en sonunda da CHP’den ayrılıp kendince bir ‘sol parti’ kurarak tarihe geçti. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in CHP’si ne ‘devletçi’, ne’de solcuydu daha çok sokağa yüzü dönüktü. Bir ölçüde de başardılar. Halkın teveccühünü kazandılar. Sokağa çıkmak insanı illa solcu yapmıyor, nitekim bu iki lider de ‘sol’ değerlerle değil liberal ve popülist değerlerle işlerini bütün zorluklara rağmen yapmaya çalıştılar, çalışıyorlar. Devlet, bırakın ‘solcuları’ sistemi sarsacak liberallere dahi tahammülü yok. Bazılarınız içinden, eğer böylesine bir algı tahkimse nasıl oluyor da ‘barış süreci’ yaşanıyor’, diye geçirebilir. Bunun yanıtı da basit. Devlet ayakta kalabilmesi için ‘barışmak’ zorundaydı.

Neyse ufukta ayrı bir parti gözüküyor gibi…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si bir ‘devlet partisi’ olarak kalacak sanırım. Belki de bir tabela partisi olarak. Yine de siyasette ağırlığı hissedilecektir. ‘Devlet’, derken ‘Cumhur İttifakının’ ihtiyaçlarına yanıt veren. Ve bu ‘görevi’ yerine getirirken de ‘devlet ideolojisine’ helal gelmesini asgari düzeyde tutmaya çalışarak asli görevini yapacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Ne diyelim, Kemal Kılıçdaoroğlu’na hayırlı olsun. Bu gençlerin de yolu açık olsun. Ama bilsinler ki bu yola çok önce çıkmış sosyalistler ve Kürtler olduğunu unutmasınlar. Onların yanında açık tutum alırlarsa gelecekleri parlak. Sosyalistleri, Kürtleri ve Öcalan’ı yok sayarlarsa hikâyeleri başlamadan biteceğini de çok iyi kavramalılar.

Benden, küçük bir uyarı.

 

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE