Köşe Yazısı
Mehmet AKAY
İMAMOĞLU VE ÖZEL’İN KURACAKLARI YENİ PARTİ UMUT OLABİLİR Mİ
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Olağan Kurultay'ın Eylül ayında başlayacağını duyurmasının ardından, Özgür Özel kanadının CHP'den ayrılacağı neredeyse kesinleşti. Eylül ayında başlayacak kurultay ancak yeni yılın başlarında tamamlanacak. Dolaysıyla muhalif kanat bu tarihe kadar beklemez, bekleme niyeti de yok. Sert parti içi mücadelenin ayrışmayla sonuçlanacağı zaten tahmin ediliyordu. Sanırım önümüzdeki günlerde bu durum kesinleşecek.
Partileri ideolojik içerikleri ve programları belirler. Eğer kadro partisi değil de kitle partisi olacaksa, ideolojisinden ziyade toplumsal mücadelede almış olduğu tutum belirleyici olur. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel kanadı partiden ayrılırken kaç milletvekili, kaç belediye, kaç ilçe peşinden sürükleyeceği henüz belli değil. Olağanüstü Kongre için toplanan yüzün üzerinde milletvekili göz önünde bulundurulduğunda meclisin ana muhalefet gurubunu oluşturma ihtimalleri var. Yeni parti için bu önemli bir avantaj olacak.
Diğer bir avantaj da; ‘mutlak butlan’ kararının iktidarın siyasal muhasırlarına karşı yargıyı kullanarak devreye sokulduğu iddiası ve ona karşı geliştirilen tutum. Böyle bir siyasi argüman yeni partinin demokrasi mücadelesinin bir parçası gösterir. Ancak bu yeni partinin ‘sol’ bir hareketin öncüsü olacağını göstermez. Ayrışma zaten ne ideolojik, ne’de sınıfsal nedensellik taşıyor. Tastamam yargının saçma sapan bir kararının neden olduğu parti içi ayrışmadan başka bir şey olmayacak. ‘Değişimciler’, denen kanadın partiyi yargı kararıyla ‘statükocu’ kanada kaptırmalarına ibaret söylenebilir.
Kurulma aşamasındaki yeni partinin programı henüz resmi anlamda belli olmamasına rağmen kamuoyuna tartışıldığı kadarıyla ‘sol’ bir parti olmayacağı kesin. CHP, zaten ‘sol’ bir parti değildi. Geleneksel devlet refleksi gösteren ve Kemalist ideolojiye angaje milliyetçi bir parti. Son yerel seçimde birinci olması ise, DEM Partisi tarafından önerilen ‘Kent Uzlaşması’ ittifakının sonucunda gerçekleşti. Yeni partinin ana omurgası ve yönetici elitleri değerlendirildiğinde CHP’den ayrılanlar. Dolaysıyla bu kadronun ‘sol’ bir parti inşa edeceği beklentisi içinde olanlar hayal kırıklığına uğrayacaktır. Ancak CHP’den daha esnek ve liberal bir partiyi kuracaklardır.
Cezaevinde tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun siyasal geçmişi ve İstanbul Belediye Başkanlığında gösterdiği performans dikkate alındığında daha çok liberal bir çizgide olduğu söylemek mümkün. Dolaysıyla Özgür Özel ve ekibi üzerinde özgül ağırlığını hissettirecektir. Yeni parti üzerine kamuoyuna yansıyan ‘Türkiye ittifakı’ çerçevesinde bir parti programına sahip olacağıdır. Bu da bir zamanların ANAP’ı olacağı izlenimi veriyor. Yani merkez sağ’a oynayacak bir parti.
ANAP’ın halk tarafından kabul görmesi 12 Eylül askeri darbe sonrası oluşmuş siyasal konjonktüründen kaynaklanmıştı. 2002’nin AKP’si ise, merkez sağın krizinin sonucunda ortaya çıkmıştı. Bugün merkez sağ çok güçlü ve iktidarda, merkez sağın periferisinde yeni ve kadro bazında güçlü partiler bulunmakta. Dolaysıyla dört eğilimi içinde barındıracak bir parti iktidarın alternatifi olabilir mi, muhalefetin geneline bakıldığında şansının pek olduğu söylenemez. Kurulacak partinin diğer merkez partilerden farkı niteliksel değil niceliksel. Bugünlerde sağda ‘üçüncü yol’ olarak gösterilen Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi bu boşluğu zaten dolduruyor.
AKP iktidarına karşı toplumsal bir hoşnutsuzluk ve öfke öteden beri var. Bu öfke bugüne kadar CHP’nin çeperinde bir desteğe dönmüştü. Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve ekibi yeni partiyle birlikte bu öfkenin belli oranda yanlarında taşıyacakları açık. Ancak bu ‘mutlak butlan’ reaksiyonu olarak bir süre devam edecektir. Yeni partinin toplumsal muhalefeti göğüslemesi Türkiye’nin temel sorunlarına getireceği yanıtlarla doğrudan orantılı.
Demokrasi, yeni anayasa, "Barış ve Demokratik Toplum" süreci, meclise gelecek yeni ‘kök yasa’, Öcalan’ın ‘umut hakkı’ ve statüsü başta olmak üzere pek çok demokratikleşme konusunda tutumu yeni partinin siyasi muhtevasını belirleyecek. Bunu zamanla göreceğiz. Şimdiden yeni partinin işinin çok zor olduğunu söylemek isterim.
Sözün kısası Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in kuracağı yeni partinin asıl rakibi ne iktidar, ne ‘mutlak butlan’, tastamam kendileri olacak.