Köşe Yazısı
Mehmet AKAY
CHP’de GORDİON DÜĞÜMÜ: KONGRELER SAVAŞI!
Yargı garabeti olarak çıkan ‘Mutlak Butlan’ kararının ardından ‘kongre’ CHP’nin ‘Gordion Düğümü’ haline geldi. Peki, bu ‘kongre’ parti bütününü koruyarak yapılacak mı, yoksa ayrışma mı yaşanacak. Buna önümüzdeki günlerde tanık olacağayız.
Bakalım kim Büyük İskender olacak!
Büyük İskender, Gordion'a geldiğinde Frigya Kralı Midas'ın babası Gordios’un kör düğüm attığı kanısının ipini kılıcıyla kestiğinde Asya’nın kapıları ona açılır. CHP’nin ‘olağan üstü’ veya ‘zamanında kongre’ düğümünü kim aşarsa sanırım ipi göğüsleyecek olan da o olacak.
İzmir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederek, iktidarın ‘mutlak butlan’ kararıyla partinin dizayn etme girişimleri nedeniyle CHP'de siyaset yapma alanı kalmadığı açıklamasında bulundu. Cemil Tugay’ın bu radikal hamlesine ilk tepki Özgür Özel’den geldi. ‘Olağanüstü Kongre’ sürecini zorlanmasından yana olan Özgür Özel, CHP ve diğer belediye başkanlıkların istifasını engelleyebilecek mi bilinmez.
Partinin iki kanadı ‘kongre’ konusunda mutabık. Ama biri temmuz ayı içinde ‘Olağanüstü Kongre’ isterken, diğer taraf Yargı kararının ardından ‘Olağan Kongre’ de ısrarcı.
İki tarafında kendince haklı sebebi var.
Kemal Kılıçdaroğlu, 'arınma' sonrası, takriben sonbaharda kongreyi uygun görürken, Özgür Özel ise Temmuz sonunda ısrarlı. Gerekçesi erken seçim kararı alınırsa kongre yapılamaması durumunda CHP’nin, 'Genel Seçim' dışında kalacağı kaygısı.
CHP’nin iki kanadının kendilerince haklı sebebi var. Siyasal ve ekonomik koşullara bakınca Özgür Özel’in sonbaharda ‘erken seçim’ olma ihtimali zayıf kalıyor. Ayrıca gösterdiği hukuksal dayanakta zayıf. ‘Mutlak butlan’ kararının yarattığı hukuksal durumu görmezden geliyor.
Özgür Özel, ‘Olağanüstü Kongrede’ ısrar ederse ve de ‘kongre’ gerçekleşmez ise, büyük ihtimalle ekibi ile birlikte partiden ayrılacak. Bunun Özgür Özel’e ‘zafer’ kazandıracağını söylemek zor. Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘Olağan Kongre’ önerisini beklememek ‘mücadeleden kaçmak’ anlamına gelecektir. Parti için büyük kanatların mücadele alanı ‘kongrelerdir’.
6 ay sonrası yapılacak ‘Olağan Kongrede’ Özgür Özel ve ekibinin partinin başına geçmesinde hiçbir engel görünmüyor. ‘Mutlak butlan’ sonrası Özgür özel ve ekibi, hem partide, hem tabanda, hem de kamuoyu karşısında liderliği oldukça meşru düzeye ulaştı. ‘Olağan Kongrede’ Kemal Kılıçdaoğlu’nun sansı olmadığı çok açık.
‘Olağan Kongre’ beklenirse Kemal Kılıçdaoğlu’nun ‘arınma’ kaygısı giderildiği gibi Özgür Özel’in de liderliği pekişir. Böylelikle partide bütünlük yeniden sağlanır. İktidar yürüyüşü parti bütünlüğü içinde kaldığı yerden başlar.
Eğer Özgür Özel, Büyük İskender’ özenerek ‘Olağanüstü Kongre’, diyerek CHP’nin ‘Gordion Düğümüne’ dönen ‘Olağanüstü Kongre’ düğümünü kesemese n’olur acaba? Büyük İskender’e Asya’nın kapılarını açıldı, ama Özgür Özel’e CHP’nin kapıları ona açılır mı bilinmez.
Özgür Özel’in ‘Olağanüstü Kongre’ talebi Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kabul edilmezse kılıcı taşa vurmuş olur. Yani partiden ayrılır. Özgür Özel, ‘Olağanüstü Kongre’ toplanmazsa ‘partiden ayrılacağı’ yönünden kendini bağlayan konuşmalar yapıyor.
Özgür Özel, ‘Olağanüstü Kongre’ yapılmadığı gerekçesiyle partiden ayrılırsa parti içinde ‘şaibeli kişilere’ sahip çıktığı anlamına gelecektir. CHP’ye karşı ‘şaibeli partililer’ sahiplenilmiş olacak. Böyle bir durum hiçbir politikacıya istikbal getirmez. ‘Yeni dip dalgayı’ göğüsleyip iktidara gelecek bir parti örgütlenmesi ise hayal. Ayrışma sonrası Özgür Özel ve ekibi büyük bir itibar kaybı yaşar. Zaten ellerinde bir parti programı bile yok, şahıslar üzerinde ayrışan politikayla nereye kadar gidilebilirsiniz ki…
İnanın son gülen iyi güler ve o da Kemal Kılıçdaroğlu olur.
Kemal Kılıçdaroğlu, Büyük İskender gibi ‘demokrasi ve iktidar’ mücadelesini öne çıkarırken, Özgür Özel, Manisa’daki eczanesinin başına geçip eczacı önlüğünü giyinmek zorunda kalabilir. Ekrem İmamoğlu’da isterse Cedidiye Camisinin* müezzini olur, bizde sabah ezanını onun güzel sesinden dinleriz.
Bu nedenle ‘kongre savaşına’ gerek yok.
Özgür Özel, Ankara’da kalmak istiyorsa ‘Olağan Kongre’ konusunda Kemal Kılıçdaroğlu ile mutabakata varmalı. Birlikte yeni delegeler belirleyip baharda yapılacak ‘kongreyi’ beklemeli.
*Cedidiye Camisi, Düzce Cedidiye Meydanı'nda yer alan Cedidiye Merkez Camii'dir. İlk yapısı, 1883 yılında camiye ait 8 dükkân ve 1 vakıf yapısı ile birlikte inşa edilmiştir. Uzun yıllar hizmet veren bu cami zamanla kullanım ömrünü tamamlamış ve yıkılmıştır. Mevcut caminin temeli ise 5 Haziran 1959 Cuma günü atılmıştır.