Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

UN VAR, YAĞ VAR, ŞEKER VAR AMA HELVA YAPAN YOK

Nasrettin Hocanın bilinen bir fıkrasından alarak kullandım başlığı. Hoca misafiri olduğu evde, ‘Madem hepsi var, öyleyse neden helvayı yapmıyorsunuz?’, diye sorar. Hoca, tüm imkânlar olmasına rağmen kimsenin harekete geçmediğine dönük bir serzenişte bulunur. Halk arasında yaygın olan bu fıkra bizim politikacılara çok şey anlatır.

Her şeyimiz var ama demokrasiyi tam anlamıyla hayata geçiremiyoruz.

Evet, Ankara’nın elinde her şey mevcut.

İktidar bloku ‘Cumhur İttifakı’ olağan üstü güçle donanmış durumda. Muhalefetin de toplumsal desteği her geçen gün artmakta. ‘Cumhur İttifakı’ muhalefetin karşısında azınlık durumda olduğu bile söylenebilir.

Helvanın tarifi de açık, ama herkes kendine göre bir helva yapmak isteyince işler sarpa sarıyor.

HELVANIN TARİFİ ORTADA AMA…

Geçen hafta sonu İstanbul’da, 29 aydın ve yazarın çağrısıyla düzenlenen konferansta ‘İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokratikleşme, Kürt sorunu, kadınların ve farklı kimliklerin yurttaşlık deneyimi ile katılımcı demokrasi başlıklar tartışıldı. Helva’nın malzemelerini, tarifini yapan bir zihin rüzgârı esti. Politikacılarımız buraya biraz kulak abartsa pek çok birikmiş sorunların çözümünü bulacaklar.

Oysa herkes kendi derdine düşmüş.

‘Cumhur İttifakı’ bileşeni AKP, MHP ve diğer küçük partnerler iktidarda kalma ve kurulan yeni rejim olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sürdürülmesinde ısrarcılar. ‘Yol temizliğini’ bütün muhaliflerin susturulması pahasına yapmaktan çekinmiyorlar.

CHP, uzun yıllardır ‘iktidar’ açlığı ve ana muhalefet olmasının getirdiği özgüvenle eski düzene öykünerek bir ‘yol temizliğini’ önüne koymuştu. Şimdiler de yargı garabetinin neden olduğu sorundan dolayı iç sorunlar yaşıyor. ‘Yol temizliği’ başkanlığa tedbirli atanan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getiriliyor. Özgür Özel ekibi de bir yandan Kemal Kılıçdaoğlu’na, diğer yandan iktidara karşı mücadele vermekte. Helvanın tarifi ortada ama niyet başka…

GELİN HELVAYI BİRLİKTE YAPALIM, DİYEN YOK

Partilerin ortaklaşamadığı tek şey; Öcalan ile ‘barış’ konusu. Mecliste bulunan partilerin bir bölümü ‘barış’ konusunda olumlu, bir bölümü de olumsuz tutum alıyorlar. Ancak Hocanın dediği gibi, her şeyimiz var, ama bunları hayata geçirecek ortak irade yok. Helva şart, ancak herkes kendine göre yapmak isteyince işler karmaşıklaşıyor. ‘Helva’ burada bir metafor, siz bunu ‘demokrasi’ olarak düşünün. Nihayet düşe kalka ‘demokrasinin’ gerekliliğini kavradık. Keşke ‘barışın’ gerekliliğini de o kadar kavrayabilsek.

Çünkü Türkiye’de ‘demokrasi’ eksikliği Kürt halkının mağduriyetiyle doğrudan ilgili. Dolaysıyla ‘demokrasi ile barış’ iç içe, mutlaka birlikte düşünülmeli. ‘Demokrasinin’ değerleri, kuralları işçilerden, köylülerden, bireyden, azınlıklardan, Kürtlerden esirgenmiştir. ‘Demokrasinin’ asıl muhatapları görmezden gelinerek ‘demokratikleşme’ hedefi edinilmeye çalışılmakta. Herkes dışarda en ‘demokrat’ görülmeye çalışırken içeride, evinde eşini döven lümpen adamlar gibi. ‘Barış masasını’ hedef alan hiçbir ‘demokrasi’ talebi samimi değildir. ‘Barışı’ dışlayan ‘demokrasi’ havariliği ikiyüzlülüktür. Böylesine tutarsızlık ‘demokrasiyi’ savunamaz, çünkü samimiyetsizdir. Bizim dışımızdakilere ‘demokrasiyi’ esirgersek hiçbir zaman özgürlüklerle, ‘demokrasiyle’ bulaşamayız. Türkiye’de muhalefetin sorunu tastamam burasıdır.

Artık Türkiye’de ‘demokrasi’ bir parti, bir lider veya bir anlayışla gelmeyecektir. Kolektif bilince, eyleme ve örgütlenmeye ihtiyaç var. Bu konuda en çok istekli ve örgütlü toplum Kürtler ve İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’na katılan bir avuç demokrat aydın. Mücadelenin her boyutunda var oldular ve var olmayı da cesurca sürdürüyorlar. Türkiye’yi ‘demokratik’ alana sürükleyenler de onlar. O zaman ne duruyoruz…

 

 

 

 

 

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE