Köşe Yazısı
Mehmet AKAY
‘MUTLAK BUTLAN’ BARIŞA ÇOMAK SOKMAKTIR
Türkiye değişimin eşiğinde. Bunu her geçen gün daha da hisseder olduk. Önümüzde bir de seçim var. Erken, baskın veya zamanında, her ne olursa olsun seçim sathına girmiş olduğumuz söylenebilir. Dolaysıyla politik rekabetin nabzı iyice yükselmiş durumda. Adil bir rekabet mi var, buna olumlu yanıt vermek oldukça zor.
İktidar, elinde bulundurduğu devletin bütün olanaklarını kullanarak muhalefeti baskılamaya çalışıyor. Bu yalnız ana muhalefet partisi ile sınırlı da değil toplumun her kesimi tarafından hissedilen bir baskı. Barışı ve demokratikleşmeyi konuştuğumuz bugünlerde ‘mutlak butlan’ kararı hemen hemen hepimizin üzerine bir kâbus gibi çöktü. Bir yandan Öcalan’a statü vermeyi, diğer yandan Türkiye’yi nasıl demokratikleştireceğimiz tartışırken bu acayip durumla karşılaşmak. Garip bir durum.
Bu memlekette barış için yola çıkmak; demokratikleşmek ve şeffaflaşmak anlamına gelir. Yeni anaysa yapmak, demek. Ekonomi bozulmuş, genel olarak ücretler açlık sınırın altında, yargı siyasallaşmış, kayyımlar gırla uygulamaya konulmuş ve halkın yargıya karşı güvensizliğin artmış.
Yani elinizde tek bir hikâye kalmış, o da Öcalan ile kurulan barış masası.
Bir yandan toplumu baskılayarak barış sürecini yürütmek mümkün mü? Öcalan’a ve Kürt halkına güven nasıl vereceksiniz. Allah aşkına bir elinizle gül uzatırken diğer elinizle sopa mı sallayacaksınız. Yasal düzenlemeler deniliyor, tek başınıza buna gücünüz yetmediği açık. Dolaysıyla muhalefete ihtiyacınız var. CHP politik rakibiniz olabilir, ama bugün bu denli yıkıcı bir ayrışmaya değil ortak iş yapmaya ihtiyacımız var.
Barış başka türlü nasıl toplumsallaştırılacak ve yasal güvenceye alınacak.
Ana muhalefet partisi CHP’ye dönük baskıların aynı zamanda barışa ve demokrasiye yapılan bir saldırı olduğu çok açık. CHP ile farklı düşünebiliriz, ama bugün barışı için yola çıkmışlara destek vermiş bir parti. İYİ Parti ve Zafer Partisi gibi barış sürecine karşı bir parti değil. Bunun kıymetini bilmeden barış ve demokratikleşmek için yol alınabilir mi, alınamaz.
CHP’nin başına kim gelirse gelsin barış sürecinde sizin yanınızda. Meclis komisyonunda yer aldılar. Ortak raporun altına imza attılar. Bu bence en büyük nimet.
CHP’nin bölünmesi demek barış masasına kurşun sıkmak anlamına gelir. ‘Mutlak butlan’ karının hemen ardından barış düşmanı Zafer Partisi ve İYİ Parti liderleri koşa koşa Özgür Özel’in yanına gittiler ve boy gösterdiler.
CHP’yi barışın yanında mı görmek istiyorsunuz, yoksa barış düşmanı eski Gladyocu Ümit Özdağ ve Müsavat Dervişoğlu’nun yanın damı, artık karar verin, kimin ekmeğine yağ sürdüğünüzü görün artık.