Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

GÜN OLUR BAŞINI ALIR GİDERSİN SEÇİMDEN YENİK ÇIKMIŞ YENİLGİLERİN KORKUSUYLA*

Bakmayın pembe boyalı çizilen tabloya. İşler hiç de iyiye gitmiyor. Ekonomi bir yanda, yargı diğer yanda ortalık yangın yeri. Tutuklu yargılan gazeteciler, politikacılar, belediye başkanları cabası. En büyük banknotumuz 200 TL ile bir kilo sivri biber ancak alabiliyoruz. Dış borçtan, faize giden ödemelerden, güvenliğe ayrılan bütçeden söz etmeyeceğim.

Gel gör ki; SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı, 5–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul'da ballandıra ballandıra kutlanıyor. Bugün Gazze, Lübnan ve Körfez Ülkelerinin üzerinde denen konvansiyonel silahlar, dronlar, balistik füzeler sergilendi. Güçlü bir Türkiye resmi kamuoyuna boca edildi. Ateş çemberi içinde olunca halkın güvenlik endişesi önde olur düşüncesiyle yapılan propagandalarda sarılmak ne kadar doğru.

Erdoğan ve AKP, az önce saydığım sorunların üzerini güvenlik endişesini öne çıkarıp ‘güçlü Türkiye imajıyla’ örteceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Belki birkaç dakikalığına televizyon ekranlarında insanları oyalayabilirsiniz, ama bu insanlar bakkala, pazara çıkınca hayatın gerçekliğiyle karşılaştığın an sizin propagandanızın oracıkta can verir. Artık halk gösterişe, manipülasyona, göz boyayan kampanyalara karnı tok. Bu kuru propagandalar Ne Erdoğan’ı, ne’de AKP’yi kurtarmaz.

‘Terörsüz Türkiye’ veya ‘yeni barış süreci’ kendi başına kurtarır mı, bunun da garantisi yok. Çünkü insanlar mutfağına öncelik verir. Barış, deniyorsa bunun getirisini mutfağında hissetmeli. Bu insanlar yalnız evlerinde de yaşamıyor. Nüfusun çoğunluğu kentlerde oturuyor ve çalışıyor, belediye başkanları var, gazete okuyorlar, herkesin elinde cep telefonu var ve gündemde neler olup bittiğine bakıyorlar. İnanın gündelik politikayla alakaları sizlerden fazla.

YARGI ÜZERİNDEN MUHALAFET DİZAYN EDİLMESİN

CHP’nin muhatap kaldığı ‘Mutlak Butlan’ mahkeme kararı Temmuz ayına ertelense de CHP üzerinde adaletin kılıcı gibi. Beklenen bu karar CHP’nin 39. Olağan Kurultayı ile ilgili bir dava. Belki de bu karar CHP’nin kaderini belirleyecek. Ya Kayyım ya da Kılıçdaroğlu yeniden CHP’nin başına geçecek. Bunu kabul edecek mi Özgür Özel. CHP, böyle bir belirsizliğin içine sürmek ne kadar doğru.

İktidar CHP’yi sıkıştıracağına birlikte iş yapmanın yolunu arasın. ‘Mutlak Butlan’dan’ kimse medet ummasın. CHP, mağdur edilirse, belirsizliğe savrulursa bu CHP için değil iktidar için bir tehlike. CHP’ye Kayyım atansa da, Kılıçdaorğlu CHP’nin başına geçse de seçim kaçınılmaz. Liderleri birbirine düşürme projesi CHP’de tutmaz. CHP seçime bir biçimde girecektir. Köklü, örgütlü ve kitle partisi, seçim dışı kalma ihtimali yok.

ESKİ TÜRKİYE YOK! YA HEPBEREBER YA DA HİÇBİRİMİZ

Eski Türkiye yok. Yeni Türkiye ise, her geçen gün daha da politikleşiyor. Bunun en açık örneğini CHP’ye bakınca anlaşılır. Belediye Başkanlarıyla, milletvekilleri ve tabanları politik hareketliliğin doruğuna ulaştığı açık bir gösterge. İktidar ve yargı arasında sıkışmış ve mücadele eden bir CHP, yalnız CHP’lileri bağlamıyor genel olarak AKP ve tüm muhalefet tabanına da yansıyor. İktidar ve muhalefet tabanı ortak problemlerle yüz yüze. Bunun farkına varmış bir halk var, siz daha bunun farkında değil misiniz? Ekonomik ve politik kriz tüm partilerin tabanını birbirine yakınlaştırmış durumda. Ülkeyi ideolojik cephelere ayırmakta tutmuyor artık. Sorunlar ortaklaştı.

Barış süreci, Öcalan ve Kürtler, demokrasi ve muhalefet iç içe geçmiş ortaklaşmış sorunlar artık, bir torbanın içinde. Bugün politik gündemiz bu vaziyette. Dolaysıyla birbirine diş bileyen değil birbiriyle ortak iç yapan politik bir atmosfere ihtiyacımız var. İktidar ve muhalefetiyle bir araya gelip ortak çözüm üretmekten başka çare kalmamıştır. Seçim deniliyorsa seçim, yeni yasalar gerekiyorsa işte meclis orada.

Oysa ne yapıyoruz, hâlâ birbirine çelme takmaya çalışan çocuklar gibiyiz. Politika oyuna izin vermez, vakit dolmakta. Önümüzdeki dönem ya hep beraber kurtulacağız, ya da hep beraber batacağız. Okyanus dalgalı ve dışarda kasırga ortalığı birbirine katmış durumda. Savaşlar yayılıyor ve yeni jeopolitik kırılmalar kapıda. Küresel kriz yükü yerel yaşadığımız krizin üzerine yığıldığında tası tarağı bırakıp kaçsanız da size kimse kapısını açmaz.

ARTIK TEK SEÇENEK ERDOĞAN VE AKĞ DEĞİL

CHP HEM DEMOKRASİNİN, HEM DE BARIŞIN SEÇENEĞİ

Özgür Özel, 81 il, 973 ilçede tüm kadrolarıyla sahaya çıkacaklarını, seçim çalışmalarının yeni bir evreye girdiğini belirterek, "En iyi savunma hücumdur.’ mottosuyla 2027 yılı içinde iktidarı erken seçime zorlayacak seçim kampanyasına başladığını duyurdu.

Özgür Özel Salı günü meclis konuşmasında seçim kampanyasını duyururken iktidara el uzatmayı da ihmal etmedi. Bütün saldırılara karşı yine de elini uzatan bir ana muhalefet lideri var. ‘Terörsüz Türkiye’ için demokratik ne adım atılması gerekirse biz varız, diyor. Demokrasisiz ‘barış’ eksik olur, diye uyarıyor. DEM ve Öcalan, CHP’yi de muhatap aldığı gözden kaçırılmamalı. Bugün iktidarda AKP var diye ortak akıl oluşturulmaya çalışıyor. Bu iktidar için bir nimet.

Erdoğan ve AKP’nin yarın politik olarak var olacağının garantisi yok. ‘Terörsüz Türkiye’ de Erdoğan ve AKP’ye bağlı değil. Yani sahipsiz kalacağını düşünüyorsanız külliyen yanıldığınızı uyarmak isterim. Artık tek seçenek AKP değil. CHP hem demokrasinin, hem de barışın seçeneği.

Halk CHP’nin mağdur edildiğini Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğundan beri uzun bir zamandır tanık. Bir de parti olarak Kayyım belasıyla karşılaşırsa CHP, halkın gözünde tek kurtuluş adresi olur. 2000’li yıllarda merkez sağ partiler nasıl tuz buz olduysa AKP’de aynı şeyi yaşar. O zaman geldiğinde Erdoğan’ın Beştepe’de, AKP’nin mecliste esamesi okunmaz.  

*: Yazının başlığı Orhan Veli’nin ‘Gün Olur’ şiirinden yararlanıldı.

 

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE