Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

ANKARA’NIN BEYLERİ KENDİNİZE GELİN VE TAŞRALIĞI BIRAKIN ARTIK!

ABD ve İran ateşkesinin kalıcı barışa dönmesi için dünya seferber olmuşken, bizim Kürt sonun çözümü ile ilgili çabamız tali bir durum olarak algılanmaya başlandı. ‘İç cephe güçlendirme’, ‘tahkim etme’ feryatları bir kenara konmuş gibi.

Oysa Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Erdoğan canhıraş Ortadoğu ve Hürmüz üzerinden barış için canhıraş çalışmakta.

Çalışsınlar, buna kimsenin bir diyeceği yok. Ama 50 yılı aşkın bir çatışmaya son verip üçüncü kez ‘ateşkes’ ilan edildi, belki de bu son fırsat, lütfen bunun kıymetini görmezden gelmeyin. Kürt illeri hiç olmadığı kadar umutlu ve heyecanlı.

Bu son fırsat.

YENİ ÇÖZÜM SÜRECİ DONDURULDU MU

Eğer Öcalan ve PKK’nin çözüm süreci için ortaya koyduklarına sırt dönülürse, süreç geri dönülmez bir yola gireceğini görmek gerekir. Böylesine bir durum, Türkiye’yi bekleyen en büyük felaketin gerçeğe dönmesiyle sonuçlanır.

Bölgenin durumu ortada.

İsrail, Ortadoğu üzerinde yayılmacı bir savaş politikası yürütüyor. Diğer yandan ABD, Hürmüz ve İran üzerinden tüm körfezi de içine alan bölgeyi yeniden dizayn ediyor. Her şey bu kadar açıkken biz neden yeni çözüm sürecinde yavaş hareket ediyoruz.

Neden Kandilin rutubetli mağarasında tahta iskemlesinden söz alan PKK yöneticisi Murat Karayılan, ‘Süreç donduruldu, yasal güvence olmadan silah bırakmamız akıl dışı olur.’ açıklaması yapmak zorunda kalıyor. Geçen hafta Karayılan, Kandil’den Türkiye’ye seslenmesinde haksız mı, hayır.

Bu bir uyarıydı. Tavanlarından kristal avize asılı, duvarları kocaman aynalar asılı yüz metre karenin üzerinde konforlu ve deri koltuklarında oturan bürokratlara, politikacılaraydı…

Karayılan uyarısı süreci bozmak veya Öcalan’a itiraz olarak söylenmiş de değil. Böyle yorumlayan ahmaklarda oldu. Sürecin sağlıklı ve onurlu bir şekilde ilerlemesine yönelik bir serzeniş. Böyle algılansın ki, yeni sürecin gerekleri neyse yapılsın. Öncelik yasal adımlarda. Öcalan’a statü şart.

Ya barış elçisi, ya da barış ve kardeşlik Ombudsmanı!

Öcalan’ın halkla, PKK’lilerin legal ve yasal politikayla buluşması şart. Bu kadar basit şeyler istenenler.

Kimse Kürdistan kuracağım, demiyor. Bayrağı, İstiklal Marşı’nı sorun etmiyor. Geçenlerde Diyarbakır/Amed’te futbol maçında Türk bayrağı gönlere çekildi alkışlandı, İstiklal Marşı binler okudu alkışlandı. Kürt halkı hazır, biraz cesaret edin ve siz de hazır olun. Daha ne istiyorsunuz Allah aşkına!

TAŞRA ENDİŞESİNİ BIRAKIN VE ADIM ATIN

Kalem elinizde, kâğıt önünüzde yetki sizde. Atacağınız iki imza. Biran önce sürecin dondurulduğu uyarısında bulunan uyarıları dikkate alın ve harekete geçin. 25 yıldır iktidardasınız, pek çok kez Öcalan ve PKK ile yaptığınız barış süreci deneyiminiz var.

Süreci dondurmak veya yavaşlatmak dönemi bitti. Tarihin artık buna daha fazla tahammülü yok. Böyle bir tarihsel kesintin içindeyiz. Ya tarih olun ya da kahraman!

ABD, İsrail korkusuyla bu yeni çözüm sürecini başlattıysanız size şimdiden geçmiş olsun, derim. Çünkü bölgede daha çok uzun süre ABD ve İsrail’in tepineceği besbelli.

Suriye ve Rojava’yı anımsayın. Ahmed Şara, nasıl boyun eğdi Rojava Kürtlerine. Rova Kürlerini yalnız sandı, ama bütün bölge Kürtleri bir araya gelince Şara geri adım atmak zorunda kaldı.

KÜRTLERİN ULUSAL BİRLİKTELİĞİ TEMENİNDEN PRATİK BİR GERÇEKLİK HALİNE DÖNÜŞTÜ

Diyeceğim şu; Kürtlerin ulusal bilinci yıllardır teorik çerçevede sağlanmaya çalışıldı. Oysa son 10 yılda yaşanan pratikler bu bilincin inşasını sağlandı. Kitapların yapamadığını hayat çok kısa zamanda başardı. Yani dört bölgeye bölünmüş Kürtler artık bir araya gelebiliyor. Yani Türkiye hükümetinin karsında yalnız Türkiye Kürtleri yok! Taşralılıkta ısrar etmeyin, bir dönem bitti    

Artık hangi bölgede sorun varsa Kürtler o bölge için bir araya gelebiliyor, savaşabiliyor, diplomasi yapabiliyor. Dolaysıyla süreci dondurduk, yavaş ve emin adımlarla ilerliyoruz, bize zaman tanıyın gibi zırvalıklara tenezzül etmeyin.

Zaten bir buçuk yılı aşkındır süreç kaplumbağa adımı gibi ilerliyor. Artık hızlanacaksınız ve hızlı adımlar bekliyoruz. Öyle beklenen de değil, herkesin şaşıracağı adımlar bekliyoruz. Ne İran’ın durumu, ne Suriye, ne İsrail, ne ABD, ne ‘de sizin iktidar ve seçim kaygınız süreci engelleyemez ve yavaşlatamaz.

Durumu bir cümleyle yine izah edelim, belki hala kavramamış olanlarınız var.

Suriye Kürtleri şimdilik de olsa uyum içinde, keza Irak için de aynı şey söylenebilir. İran, eğer katil ve yobaz Mollalar adam olurlarsa diğerlerine benzer bir uyum sağlanır aksi takdir de ne Molla kalır ne’de İran.

Ankara bürokratları ve politikacıları oturdukları gösterişli deri koltuklarında silkelenip kendine gelsin. Ortada üç örnek var. Suriye, Irak ve İran, hangisini tercih edecekseniz artık bunun için adım atın. Tekrar uyarmak isterim felakete su taşımayın da nasıl adım atacaksanız biran önce atın.  

Yeter ki atın. Herkes nefes alsın.

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE