Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

ATEŞKES SAVAŞI BİTİRİR BARIŞI GETİRİR Mİ

Savaşın 40. Günü 15 günlük ateş dünya kamuoyuna duyuruldu. Ateşkes ABD’nin tehdit içerikli baskısı sonucunda geldi.

Bu unutulmamalı.

Trump, İran mollalarına 48 saat içinde belli isteklerde bulunmuş, aksi takdirde büyük bir yıkımın yaşanacağını beyan etmişti. Sürenin dolmasına yakın saatler kala Pakistan aracılığıyla ateşkes 10 maddeyle ABD tarafına sunuldu ve Trump tarafından kabul edildi.

Bugün ateşkesin ilk günü.

Yalnız savaşan taraflar değil dünya derin bir nefes almış oldu. Çünkü savaşın boyutu ve şiddeti düşünüldüğünde 2. Dünya savaşının ardından yeni bir dünya savaşına hiç bu kadar daha önce yaklaşmamıştık.

Tabi ki ateşkes kalıcı bir barış değil. Dolaysıyla herkes bu yönde davranmalı. Uluslararası diplomasi, siyasi bloklar bu anlamda çok daha temkinli olmalı.

Dünyamız savaşa değil barışa ihtiyacı var.

ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubatta başlayan savaşın dünya ekonomisine verdiği zarar kuşkusuz dünya ekonomisini krize sokmaya ramak kalmıştı. Böyle bir ekonomik kriz ve buhran savaşı çok daha büyük coğrafyaya yayacaktı. Bundan şimdilik dönülmüş oldu. Uçurumun kıyısından döndüğümüzü söylemek mümkün.

SAVAŞIN JEOPOLİTİK SONUÇLARI ve SAVAŞAN TARAFLARIN AVANTAJLARI

Savaşın bir diğer sonucu, Ortadoğu’nun klasik jeopolitik yapısının yeniden gözden geçirilmesini sağladı. Körfez ülkeleri, ABD’nin yeterince güvenliklerini sağlayamadığı gibi İran’ın kendi çıkarı için her an gözünü karatabilecek komşu bir ülke olduğu ortaya çıktı.

Hürmüz Boğazı’nın petrol ve deniz ticaretine hemen her koşulda güvenliğinin sağlanması yalnız körfez ülkelerinin değil bütün dünyanın bir görevi olduğu ortaya çıktı. Umarız uluslararası bir komisyon bu görevi üstlenir.

10 maddelik ateşkes anlaşma metnine bakıldığında iki tarafta karşılıklı tavizlerde bulunduğu görülüyor. Taraflar 40 günlük savaşın ekonomik ve siyasi boyutunun oluşturduğu yükten oldukça yorulmuş gözüküyor. ABD, İran’a dönük ambargoyu kaldırıyor. İran da Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini, biz buna ‘patronluğunu’ diyelim ABD ile paylaşmayı kabul ediyor.

Ateşkes savaşı bitirir, barışı getirir mi, sorusu veya beklentisi ateşkes maddelerine bakınca henüz bunu söylemek güç. Ancak uluslararası diplomasi iyi çalışırsa olumlu sonuç çıkabilir. Bütün bunların sağlanması için savaşın nedeni iyi kavranmalı.

ABD, İran ile Ortadoğu’da birlikte çalışmak istiyordu. Bu uzun bir süredir bu mümkün görünmüyordu. İran mollaları, Irak savaşı sonrası yüzünü Rusya ve Çin’e dönmüştü. İran’ın bu tercihin nedeni Şii devlet ideolojisinin yapısı ve bunu bölgeye yaymaktı. Yani İran, Ortadoğu ve Afrika’da bölgesel bir güç olma hayali vardı. Bu hayal, bu savaşta kısmı de olsa gerçek oldu. Silah sanayisi ve ideolojik yayılmacılığı bize bunu çok açık gösterdi.

Ateşkesle ABD, Hürmüz Boğazı’nın kontrolüne ortak oldu, denebilir. Bu yetmezmiş gibi askeri gücünü de ateşkes sürecinde bölgede konuşlandırmayı iyice pekiştirdi. Dolaysıyla siyasi açıdan ve jeopolitik açıdan ABD ateşkes koşullarında avantaj elde ettiği söylenebilir.

İsrail’in İran’a saldırmasının iki nedeni vardı. Birincisi bölgesel bir güç olmak, ikincisi de İran molla rejimi. İsrail’in için, Lübnan’a yönelik işgali ateşkesin dışında bırakılması bir anlamda avantaj. Molalar ile ateşkes yapılması zımnen de olsa Molla rejimini tanımak anlamına gelir. Bu anlamda siyaseten İran kazançlı görünüyor.

İRAN MOLLALARIN KAZANIMLARI

Savaşla rejimin düşeceği fikri zaten temelsizdi. Çünkü savaş Mollaların halkın büyük çoğunluğunu rejimin etrafında konsolide edilmesini sağladı. Savaşa günler kala son iki yıldır halk tarafından sorgulanan Molla rejimi sarsılıyordu. Savaş, İran Muhaliflerin Molla rejimine karşı geri çekilmesini sapladı. Bu da Molla rejimin bir süre daha ayakta kalacağına işaret.

Stalinst kökenli İran Halkın Mücahitleri Örgütü'nün (MEK) lideri, örgütün kurucularından Mesud Recavi'nin kızı Meryem Recavi, ABD ve İsrail saldırısına karşı İran’ın savunulmasına dönük açıklama yapmıştı. Fransa’da yaşayan Meryem Recavi, İran Ulusal Direniş Konseyi'nin (NCRI) başkanlığını halen sürdürmekte. Mollalar, savaşta İran muhalefetinin desteğini unutup unutmayacağını göreceğiz. Umarım Mollalar muhaliflere karşı yumuşayacaklar mı, yoksa 79’daki gibi bir durum mu yaşanacak, bu bende soru işreti.

İran, bu savaştan ekonomik ve askeri açıdan büyük yara aldığı bir gerçek. Ateşkes, savaşan taraflara eşit koşulda avantaj yaratmış durumda. Daha önce İran Hürmüz Boğazı için Birleşmiş Milletler deniz hukuku kararına uymayıp, sürekli kapatma tehdidinde bulunuyordu, savaşla birlikte bunu gerçekleştirdi. Şimdi de bu ateşkesle kontrolünü ABD ortaklığıyla sürdürecek. İran için bu küçümsenmeyecek avantaj.

Bu 15 günlük ateşkes kararı, savaşın devamı için bir soluklanma mı yoksa barışın mı kapısını aralamak mı?

Asıl üzerinde durulması gereken konu bu.

Birleşmiş Milletler(BM), Dünya Barış Örgütü (OWP), Uluslararası Barış Enstitüsü (IPI), Avrupa Birliği, İslam İşbirliği derhal harekete geçip ateşkes sürecini kalıcı barışa dönüştürmek için girişimlere başlamalı.

Artık silahlar değil diplomasi masası tam yetkili. Dünya üzerine düşün görevi yerine getirmeli.

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL
  3. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  4. HEY HAT!
  5. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE