Köşe Yazısı
Cenk DOĞAN
Kuraklık riski geçti mı ?
Geçtiğimiz iki sezon üst üste kuraklık yaşadık. Üsteluk geçen sezon malesef zirai don zararının üzerine kuraklık eklendi , bir çok noktada fındık ocaklarında sürgün ve genç dal kurumaları yaşanırken yer yer ana dal kurumalari gerçekleşti.

Fındık ocaklarimiz yüzlek kök sistemi ile kuraklık ve susuzluğa dayanıksız bir yapıdadır. Karadeniz bölgemizdeki yüksek eğimli topoğrafik yapı ve toprağın çogu yerde kumlu tınlı olması meydana gelen kuraklığın etkisini daha da artırmaktadır.

Akcakoca ilçemizde yağışların uzun yıllar ortalaması ile fındık ocaklarimizin aylik su tüketimini karsilastirdigimizda Mayıs ayından itibaren bitki su tüketiminin yağışları geçtiğini , açığın Temmuz ayında pik yaptığını görmekteyiz.
Normal yağış alan yıllarda bile fındık ocaklarının Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında sulama ihtiyacı olmaktadır.

Örneğin Mayıs ayında 102 mm su ihtiyacı varken uzun yıllar ortalaması 62 mm yağış yağmakta , 40 mm açık oluşmaktadır. Temmuz ayında bu açık 81 mm ye bir sezonda toplam açık 193 mm ye ulaşmaktadır.
Bu rakamlar kuraklık olduğu yıllar için değil son 70 yılın ortalama rakamlarına göredir.
Mayıs ayında uzun yıllar ortalaması 62 mm yağış yağmışken geçen sene 35 mm yağış gerçekleşti ve açık Mayıs ayında 67 mm ye , Temmuz ayında 100 mm ye çıktı. Malesef bu rakamlar çok fazla.
Son iki yıldır kuraklık yaşandı ve halen de yaşanmaktadır. Aralık ayında bir kaç gün yağmur yağması bizi aldatmamalıdır.
Özellikle Aralık , Ocak ve Şubat ayları Karadeniz bölgemizde ortalama ayda 15 gün yağmur yağması gereken aylardır. Malesef bu sene hem sıcaklık değerleri normalin çok üzerinde devam etmekte hemde yeterli yağışlar olmamaktadır. Aralık ayını ortalamamıza rağmen bir çok bölgede henüz kar yağışı gerçekleşmemiştir.
Bu nedenle gevşememeli, üretimde sürekliliği sağlayacak tedbirleri alabilmeliyiz.
Kuraklığa karşı hangi tedbirleri alabiliriz ?
Öncelikli olarak toprağımızın organik madde oranını yükseltmeli, kış döneminde organik gübreleme yapmayı ihmal etmemeliyiz, toprak ph sini nötr düzeye getirmeye çalışmalıyız. Bitki besin elementlerin sezon boyunca topraktan bitkilere aktarımı için nominal ortamı oluşturmaya çalışmalıyız.
Sonrasinda mevcut su kaynaklarını korumalı ve etkii bir şekilde kullanmanın yanında yeni kaynaklar için arama çalışmaları yapmalıyız. Sulanan alanlarda salma veya karık sulama sistemlerinin terk ederek damla sulama ve yağmurlama sulama gibi basınçlı sulama sistemlerine geçmeliyiz.
Imkaniniz olan alanlarda bireysel ve toplu sulama sistemlerinin kurulması, daha fazla tarımsal alanımızda sulama yapılması için çalışmalar yapmalıyız.
Şu anda meydana gelen meteorolojik kuraklığın tarımsal kuraklığa dönüşme ihtimalini unutmamalı ve su israfından kaçınmalıyız.
Gaybı yalnızca Allah bilir , bizim yapacağımız olasi kuraklık tehlikesine karşı alınabilecek tedbirleri almaktan ibarettir.