Köşe Yazısı
Cenk DOĞAN
ŞİMDİ AZOTLU GÜBRE ZAMANI
Fındık ocaklarımızda Mart ortalarından itibaren yaprak oluşumu , Nisan başlarından itibaren Sürgün ve dal gelişimi, Mayıs ortalarından itibaren çotanak bağlama ve fındık gelişimi başlayacak.
Fındık ocaklarımızda ki yeşil akşamın gelişmesi ve büyümesinde gerekli tüm faaliyetlerde en fazla itiyaç olan bitki besin elementi Azot olmaktadır.
Bu nedenle Mart sonuna kadar azotlu gübrenin ilk kısmını atmayı ihmal etmeyin. Kalan yarısını Mayıs başında atacağız inşallah.
Gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre ve ziraat mühendislerine danışarak yaparsanız kaynak ve zaman israfına neden olmazsınız.
Azotlu gübrenin uygulama biçimi ve zamanı azot kaybı üzerine etkilidir. Azot oldukça hareketli bir elementtir. İhtiyacı olduğu dönemden önce uygulanırsa topraktan yıkanarak ve gaz halinde uçarak kaybolur.
Her bahçenin toprak yapısı ve azot ihtiyacı farklı olmakla birlikte genel olarak fındık bahçelerinde organik madde oranına göre yapılan araştırmalarda bir vejetasyon döneminde 20-24 kg saf azot verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Verilecek azotlu gübrenin ikiye bölünüp atılması ve toprağa karıştırılması bitki gelişimi ve meyve kalitesi için önem arz etmektedir.
Dekara 20-24 kg saf azot verileceği hesabına göre :
%26 CAN gübresinden ocak başına Mart ayının 15' inden sonra 1. uygulama olarak 650 gr, Mayıs ayının başında 2. uygulama olarak da 650 gr olmak üzere toplam 1.300 gr verilmelidir.
ÜRE gübresi kullanılacaksa; 1. uygulamada 375 gr, 2. uygulamada 375 gr. olmak üzere toplam 750 gr yeterli olacaktır.
Uygulanacak tüm gübreler; fındık dal uçları altındaki 30-40 cm genişliğindeki banda serpilip 5-10 cm toprak derinliğine karıştırılmalıdır.
AZOT ELEMENTİ BİTKİLERDE NE İŞE YARAR KISACA BAKALIM :
Azot su ile birlikte kıtlığı en fazla çekilen besin elementidir. Bu yüzden daha çok bitki büyümesini kontrol eden besin elementi olarak karşımıza çıkar.
Toprağın ana kayasında ve ana kayadan gelen anorganik ana materyalde azot bileşikleri yoktur. Azotun doğadaki kaynağı atmosferdir. Bunun haricinde hidrosfer ve canlılarda da önemli miktarda azot bulunmaktadır.
Toprakta bulunan azotun ana deposu ise organik maddedir. Organik maddenin zamanla parçalanması sonucunda içinde bulunan azottan bitkiler faydalanabilir. Dünya topraklarının büyük bir bölümünde azot noksanlığı söz konusudur. Organik madde miktarı çok düşük olan ülkemiz toprakları azot bakımından oldukça fakirdir.
Azot bitki hücre duvarının temel yapı taşıdır. Köklerin solunumunda, çiçeklenmenin zamanında gerçekleşmesinde, meyvenin (tohumun) oluşma ve olgunlaşmasında azotun rolü çoktur. Azotça iyi beslenen ağaçların zararlılara karşı direnci de artmaktadır Bitkide yeni hücrelerin oluşumu için azot gereklidir.
Azot noksanlığında bitkilerde büyüme oranı düşer. Bitkinin özellikle vejetatif gelişmesini olumsuz etkiler. Yaprak ve gövde sistemi oldukça zayıflar. Benzer olarak kök gelişmesi ve özellikle köklerde dallanma zayıflar. Çiçeklenme ve meyve tutma oranı azalır ve meyveler küçük kalır. Bitkilerin genel görünümleri koyu ve canlı yeşil yerine, açık yeşil bir hal alır.
Noksanlığın daha ileri boyutlarda olması halinde, yapraklarda kloroz görülür. Kloroz, yaprağın homojen olarak sararması şeklinde ortaya çıkar. Azot noksanlığı arttığında, yapraklar kahverengine dönüşür ve ölür.
Azot fazlalığı ise bitkinin vejetatif gelişme periyodunu uzatır, çiçeklenmeyi geciktirir ve şeker sentezini azaltır. Meyvelerde geç olgunlaşmaya neden olur.
Meselenin özü Azot olmazsa bitki olmaz , bitki olmazsa ürün olmaz.